Maa-haza
Sınavda Çıkmayacak Sorular.

Her zamanki gibi üsküdar’dan kadiköy’e geçerken aklıma itibar dergisi geldi.Geçerken mephisto’ya uğrayıp aldım.Bostancı otobüsüne biner binmez biraz göz gezdireyim dedim.ibrahim tenekeci, haşmet babaoğlu, güven adıgüzel vesaire okuyabildiğim kadarını okudum inene kadar.

image

Fazla uzatmayayım direk mevzuya giriyorum.Güven abinin itibar’ın temmuz sayısındaki son şiirini sizlerle paylaşmak istedim.

Sınavda Çıkmayacak Sorular

Teşekkür ediyorlar, çok yaşıyorlar, işe geç kalmıyorlar

Çeyrek altını önemsiyorlar, küresel ısınmayı ve beş çaylarını

Ortadoğu’yu ihtiyaç halinde seviyorlar, gökdelenleri her haliyle

Eve geç gelmeyi borsaya bağlıyorlar, geriye kalanları astrolojiye

'Konuşan tartı'lardan korkmuyorlar bir de, 

-Ben bazen korkuyorum-

Artis diyorlar erken ölenlere bir akşamüstü her yer kalabalık

Her yer kalabalık, üzgünüz yeteri kadar ve Rimbaud mahkemelerde sanık

Sırayla ölüyor kumbarası kırılmış çocuklar, tez konusu bile değiller

İçinde Ortadoğu geçmeyince şiir de olmuyor, bir şeyler kahrolsun!

-İşgal edilmiştir inandığımız tüm çiçekler!-

Stratejik bir aşk yaşıyorum devlet görmesin, keşişleri hemen soboleyin

Bu saklambaç bizden uzak, kavimler göçü konumuz değil, seni seviyorum!

İdeolojiler söylüyorum dünya kurtarmak isteyenlere ve çok rüya görüyorum

İnsanı anlamakla meşgulüz, üstelik görünürde hiç ipucu da yok

Ben bazen korkuyorum, annem duruyor hemen kalbime

Beni hep yanlış öldürüyorlar anne diyesim geliyor

Sonra cihad geliyor aklıma, cihad’ı çok seviyorum

-Ama bunları coğrafi keşiflerle açıklayamam-

Çocuğu okula yazdırıyorlar, merkez sağ’ı ve dedikoduyu çok seviyorlar

Üniter yapı diyorlar, uluslararası toplum, en az iki yabancı dil

Minareler gölde ediyor, başka ihsan da istiyorlar

Akşam ezanında eve giriyoruz, üzgünüz yani gereği kadar

Demokraside ısrar ediyorlar bir de, ben rahatça ölsek diyorum.

Yemeklerde sonra pişman oluyorlar, kravat takıyorlar, az seviyorlar

Aşık olamıyorlar, çok şişmanlıyorlar ve hiç gülmüyorlar

-Manavlar da şiire inansın diye kırmızıydı belki elmalar-

Elmalar deyince aklıma annem geliyor ve taksitli sancılar

Bir yanağın elma oluşunu,

Devrik cümlelerle düşünüyorum…

-Sigortalı bir işe girmeden aşık olunmuyor-

Güven ADIGÜZEL

-İtibar dergisi temmuz 2012 sayısından iktibas edilmiştir.-

Peki neden bu şiiri paylaştım? Şu mısra vurdu beni, ‘Sırayla ölüyor kumbarası kırılmış çocuklar, tez konusu bile değiller.’ Bu günah bize yeter diyorum.

Mephisto’ya gitmişken itibar’ın yanına yel değirmeni dergisini de iliştirin derim.’Sahi ne ol(uyor)du Ortadoğu’da?’ diye soruyor Yel Değirmeni.Moro’daki Müslüman kardeşlerimizi hatırlatıyor.Ali Şeriati ve Çakal Carlos da var! daha ne olsun baylar.

Unutmadan ‘Amatör Bir İslamcının Notları’ yakında Ankara merkezli DengeSiz dergisinde.

İş yoğunluğumdan dolayı buralara pek bakamıyorum bir de bu şarkı gelsin bütün ahbaplara, dostlara, abilere, ablalara, kardeşlere;

http://www.aleminsesleri.com/ane-brun-the-dancer/

  1. suuperkahraman bunu maa-haza kullanıcısından yeniden blogladı
  2. meksikasiniri bunu maa-haza kullanıcısından yeniden blogladı
  3. mmm007 bunu maa-haza kullanıcısından yeniden blogladı
  4. maa-haza bunu gönderdi